Tanıtım
Eski bir köşkte, kuş ölüleriyle dolu cam fanuslar arasında yaşayan Haluk, kaçan bir saka kuşunun tüyünden kendine işaretler çıkarıyor. Gerçekle hayal arasındaki çizgi, obsesyon ve delilikle bulanıklaşıyor.
Öykünün başlangıcı
“Kapının önündeki mavi kovanın yanında ne gördüm tahmin et Meral!” diye devam etti konuşmaya Haluk, duvarda giderek solan sarı bir ışık vardı.”Bu öyle herhangi bir kuş değil, bu kuşu yakalamak için ne zamandır uğraştığımı biliyorsun! Az önce tam içeri girecekken, bizim sundurmanın altında, çın çın öten mavi kovanın yanında ne gördüm bil bakalım, hani annenin eski evden getirdiği kova, evet evet, onun yanında, geçen gece yakalamaya çalıştığım saka kuşunun tüyünü gördüm ve biliyor musun Meral bu işaret, sanki bu kuş beni takip ediyor, büyük yarışa şurada ne kaldı!”Haluk, elini ağzına götürüp purosundan fırt aldı, yayılan duman odanın içinde dolaşıp tavana yükseldi, arkasında akşamın koyu lekesi belirdi, pencereye döndü, uzaklara baktı.“İnanılacak şey değil Meral, orada öylece durmuş, onu elime alıp kitabın arasına koymamı bekliyor gibiydi, bu işaret Meral! Büyük av yarışmasında gitmemiz gereken yerleri gözden geçirelim. Dün akşam sana anlattığım yerleri, haritada renkli kalemlerle belirtmek sence de iyi fikir değil mi? Çok büyük olasılıkla Yeşilsırt'a gideceğiz, takımdaki herkes, bu sihirli, güzel kuşun orada olduğu konusunda hemfikir!Kapı, rüzgârda açılıp kapandı, diğer odalardan kırılan tabak sesleri yükseldi, söğüt ağacının dalına kargalar kondu, karanlıkta sadece sesleri duyuluyordu, uzakta köpek ulumaları başlamıştı.“Seslere bakılırsa bu yarışta yine en büyük rakibimiz Orhan olacak, gideceği yerler belli, aklı sıra köpeği alıştırıyor, hiç vazgeçmedi. Her yıl onu alt etmeme rağmen hâlâ inatla devam ediyor!”Bıyığında sinsi bir gülüşle, purosundan derin nefes alıp ucuna baktı.“Hay aksi,”dedi masadaki kibrite uzanıp, tekrar yakmaya çalıştı.“Eski puroların tadı yok he Meral, Havana'dan gelenleri diyorum tabii! Sen de hoşsun!”Raftaki kadeh parladı, yanındaki şişeden hoş kokular yayıldı odaya, çan kavanozun içindeki donmuş kuşlara döndü, duvarda asılı birbirinden pahalı tablolara baktı Haluk, ceketini tuttu.“Ah sevgili karıcığım!”dedi,”Paris'ten aldığın o eşsiz tablolar senin güzelliğinin yanında sönük kalıyor, artık kış geliyor he Meral! Ne dersin geçen seneki kadar kar yağar mı? Ne düşünüyorum biliyor musun sevgili kızım, annenin ölüm yıl dönümü yaklaşıyor, şöyle güzel bir tören yapsak, verandanın önünde ateş yaksak, pencereleri de ışıklandırırız!”Evin içinde dolaşan rüzgâr kapıları çarpıyor, kırık dökük çatı katından yayılan ağlama sesi odaya süzülüyordu.“Gazeteyi okudun mu? Kayıp haberini değil canım! Yangın haberi de değil! Unut artık şu acı olayları, bütün kasaba yarışa hazırlanıyor, her yerde ilanlar var. Son yıllarda böyle yarış hiç yaşanmamış, büyük ödülü iki katına çıkarmışlar, şimdiden rekor katılım var, tam dört yüz doksan beş kişi başvurmuş, belediye başkanı da katılıyormuş biliyor musun! Onsuz olmazdı doğrusu, üç beş dalkavuk o katılacak diye deliye döndü. Sahi ne diyeceğim Meral, geçen sene bana ödülü kazandıran sis ağını tamire yolladın mı? Biliyorsun onsuz olmaz, yenisini al, deme lütfen, uğurlu geliyor kızım, önünde durduğun o güzel kuşları onun sayesinde yakaladım!”Dış kapının önünde ayak sesleri duyuldu, rüzgâr iyice artmış, bahçeye usul usul akşam inmişti, büyük beyaz evin kapısı çaldı. Kapının önünde çın çın öten mavi kova yok oldu, çiçekler soldu, söğüt ağacı pul pul döküldü, büyük evin kapısı çaldı... İçeride telaş oldu, çatı katından gelen ağlama sesi eve yayıldı. Yerdeki eski püskü halıya baktı Haluk, artık seçilmeyen şekiller kıpırdadı. Ayağa kalkıp perdenin arkasına geçti, gelenin kim olduğuna baktı, kimseler yoktu, döndü, oda boştu, tekrar sandalyesine oturdu.“Kapının önündeki mavi kovanın yanında ne gördüm tahmin et Meral!”
Yazar
Benzer öyküler
Gerilim / Psikolojik Gerilim