Distory
Öldürmek Üzerine kapağı

Öldürmek Üzerine

Uygulamada dinle

Telefonunla tarat

Telefonda uygulama yüklüyse doğrudan açılır; değilse mağazaya gider.

distory.co/oyku/oldurmek-uzerine

Tanıtım

Kendini anlatan bir tabanca: ilk kurşunundan bugüne, vicdan azabı ile unutkanlık arasında salınan bir profesyonel katil aracı. Öldürmenin sorumluluğu gerçekten kimin omzunda; tetiği çekenin mi, gövdenin mi, merminin mi?

Öykünün başlangıcı

Öldürmek Üzerine. Yazan, Mert ErezDün birileri öldü. Gözümün önünde. Ne söyleyebilirim ki? Hayat, ansızın oluverdi. Sanırım böyle ölmeyi beklemiyorlardı ama üçü de birkaç mermiyle gidiverdi işte. Biri kafasının tam ortasına saplanan bir kurşunla öldü. Ateşli silah yaralanmalarında ölümün standart prosedürleri genellikle hızlı sonuçlanır. Merminin kafatasına girmesi bu durumda sonucun ta kendisiydi. Diğeri gövdesine iki mermi yedi. Mermi çekirdeği gövdenize saplanırken doğal olarak derinizde bir delik açar. İçinize girer, orada bir yol izler, genellikle organlarınızı parçalar, sonra ya içinizde kalır ya da sizde başka bir delik açarak dışarıya çıkar. Onun yaşadığı şey de tam olarak buydu. İki kurşun da iç organlarını parçalayarak dışarıya çıkmıştı. Üçüncüsü ise en şanssızıydı. Çünkü bir an bile olsa kaçabileceğine inanmıştı. Tüm bunlar olurken her şeye arkasını dönmüş ve koşarak birkaç metre mesafe kat etmişti. Ancak hiç kimse bir mermiden daha hızlı koşamazdı. Sırtına tek kurşun. BAM! Yerde. Yere düştüğünde kafasının arkasına sıkılan bir kurşun daha.Bunların hepsini biliyorum. Çünkü söylediğim gibi her şeyi gördüm.Bunların hepsini biliyorum. Çünkü onları ben öldürdüm.Ben kim miyim? Bir profesyonel. Çoğunlukla öldürür nadiren yaralarım. Başka bir halta yaramam.Aslında yapmak istediğim söylenemez ama karşı da koymuyorum. Karşı koymadığımız eylemleri kendi isteğimizle yapıyor sayılır mıyız? Bilmiyorum. Sadece yapıyorum işte. Eskiden, tüm bunların çok başında, hatayı kendimde arardım. Ben olmasam nefretin olmayacağını, kimsenin böylesine acı içinde ölmeyeceğini düşünürdüm. Ancak biliyor musunuz? Ben olmasaydım da insanlar birbirlerini öldürmenin bir yolunu bulurdu. Ben sadece öldürmenin en kestirme biçimiyim. Konuşmam, soru sormam, hızlıyımdır, yap derler yaparım. Tak. Saniyede tüm tantanayı bitiririm. Sonuçta bunun için varım. Hür iradem yok. Bana kimse öldürmek isteyip istemediğimi sormaz. Kimi öldüreceğimi bile kendim seçemem. Bilirsiniz, sizin de böyle işleriniz vardır. Yap dediklerinde başka şansınız yoktur. Üzerinizde bir düğme vardır. Ona basarlar, istediklerini yaptırırlar ve her şey sakinleşir. Benimkinde ise çoğunlukla çıkar.Kibirlenmek istemem ama yaptığımı yapmakta iyiyimdir. Her ne kadar yapmak istemediğim, işimden tiksindiğim günler olduysa da bunu söyleyebilirim. Bu konuda gerçekten rakipsizim. Birini artık görmek istemiyor musunuz? Adres benim. Biri sizi fena halde rahatsız mı ediyor? İşi bitirmesi için benden daha iyisini bulamazsınız. Biri sınırlarınızı mı ihlal ediyor, yoksa siz mi bir yerleri işgal etmek istiyorsunuz? Bana gelin, önümde kimse duramaz. Ciddiyim, dalga geç!Olamaz!. Ben…Kusura bakmayın… Bana az da olsa müsaade etmelisiniz. Hatırlayamıyorum. Bir saniye bekler misiniz?Bu aralar kendi kendime söylenirken böyle şeyler oluyor. Unutabiliyorum… Eskidim. Kaç yaşında olduğumu bile unuttum. Bilirsiniz unutkanlık, eskimiş şeylerin kendini koruma biçimidir. Çünkü eskimiş olanlar bilir ki dünyada zaman bir şeylere zarar vermeden geçmez. Eskimiş olan her şey gibi ben de birçok şeye zarar verdim. Hatta birçok eski şeyden daha çok. Zarar verdiğim şeyleri unutuyorum. Bu da benim kendimi koruma biçimim. Kaç kişi öldürdüğümü bile unuttuğum oluyor. Sonra hatırlasam bile bir süre kendimi, vicdan azabımdan korumuş oluyorum. Yaşlandım ama bu işimi iyi yapmamı engellemiyor. Sadece biraz hoyrat kullanıldığımda yorgun düşüyorum. Beni istedikleri zaman kullanıyorlar. Hep böyle oldu. Doğduğumdan beri.Daha dün birilerini öldürdüm, insaf edin. Bu kadar yorulmaya hakkım yok mu?Neyse boş verin. Ne diyorduk? Hatırladım. Eskiden hatayı kendimde aradığımdan bahsetmiştik. Zor zamanlardı. Hadi derlerdi, birilerini öldüreceğiz. Gider, öldürür, gelirdik. Sonrası büyük bir vicdan azabı. Üzerimde birilerinin parmak izleri. Nefesimde berbat bir barut kokusu. İçimden çıkanlar, insanların içlerine giriyor ve güm! Bu da benim çiftleşme biçimim. Öldüren cazibe. Büyük bir azap. Tüm hata bende. Ben olmasam bunların hiçbiri olmaz. Ne yanlış bir düşünce. Dürüst olun. Ben olmasaydım bile insanlar birbirlerini öldürmezler miydi? Düşünün. Eski çağlarda ne ben ne akrabalarım vardık. İnsanlar birbirlerini yine de öldürüyorlardı. Biliyor musunuz? İnsanlar birilerini öldürmenin en kolay yolunun onu unutmak olduğunu bilmiyorlar. İlla ya bana ya da akrabalarımdan birine ihtiyaç duyuyorlar. Onları yaşarken unutmak yerine, öldürdükten sonra unutuyorlar. Bu da onların tarzı, bir şey diyemem. Nasılsa artık ben de unutuyorum. Eskiden hatırlardım. Birini ilk kez öldürdüğümde yıl 1987’ydi. Fabrikadan yeni çıkmıştım. Pırıl pırıldım. Bir el, kim olduğunu bilmiyorum. Beni aldı, sevmediği birine doğru tuttu ve ateşledi. Günlerce bunu düşündüm. Adamı ve orada bitirdiğim hayatının içinde ne varsa onu düşündüm. Sonra bir başkasını öldürdüm. Bir kadındı. Beni tutan el bağıra bağıra bir haltlar yediğini söylüyordu. Sonraki yine bir erkek. Onun ne halt yediğini pek hatırlamıyorum. Hatırlamak da istemem. Her şeye alıştım. Bir işi sürekli yaparsanız alışırsınız. Özür dilerim ama her gün vicdan azabı çekemem. Hem bu işi tek başıma yapmıyorum. İçimden çıkan mermiler neden suçlanmıyor? Onlar istikametini değiştirip saplanmayabilirler. Onlar daha az öldürücü olabilirler. Bu işin tek hatası bende mi? Beni tutan ele ne olacak? Beni kiralayanlara?Bir şey söyleyeyim mi? Siktirin gidin. Yeterince vicdan azabı çektim.Burada tek suçlu ben değilim. Burada kim suçlu artık ilgilenmiyorum. Zaten artık unutuyorum. Ayrıca sen kimsin? Yoksa beni tutan ellerden biri mi? Eğer öyleyse şunu duysan iyi olacak. Vicdan azabı çekmesi gereken ben değilim. Ben basit bir makineyim. Ayrıca senin gibi kendimi vurabilme yeteneğine sahip olsaydım o kadar kişiyi öldürdükten sonra çekinmez yapardım. Ben sadece başkalarını vurabilirim.Bilmiyorum. Ne düşünmem, neyi unutmam, neyi hatırlamam gerektiğini bilmiyorum. Sadece yapıyorum. Bozulana, her şeyi tamamen unutana kadar yapacağım. İçimden çıkan mermiler başkalarının içine girecek. Üzerimde parmaklar gezinecek. İçim leş gibi barut, içim yay, fişek, iğne ve bir sürü ıvır zıvır. Senin içinde daha fazlası varsa vicdan azabını sen çek. Ben artık çekemem.

Uygulamada oku

Telefonunla tarat

Telefonda uygulama yüklüyse doğrudan açılır; değilse mağazaya gider.

distory.co/oyku/oldurmek-uzerine

Yazar

Mert Erez
Mert ErezYazar · 1 eser · distory.co/yazar/merterez
Sayfası

Benzer öyküler

Gerilim / Psikolojik Gerilim

Keşfedebileceğin yazarlar

Öldürmek Üzerine kapağı
Öldürmek ÜzerineMert Erez · 9 dk
Uygulamada dinle

Telefonunla tarat

Telefonda uygulama yüklüyse doğrudan açılır; değilse mağazaya gider.

distory.co/oyku/oldurmek-uzerine